| Re: DERSİMLİ OLMAK
Posted by METİN AKTAŞ-akr on 7/8/2009, 11:10:54, in reply to "Dersim de Toplanmis Bu Insan Seli....."
DERSİMLİ OLMAK METİN AKTAŞ 01.04.2008 Kaynak: Gomanweb Son yıllarda Dersimli insanların yoğun bir kültürel,siyasal,örgütsel faaliyetleri var. Dersimli bir insan olarak Dersim için yapılanları,Dersim’de yaşananları hayretle izliyor Dersim insanın ne yapmak,nereye ulaşmak istediğini anlamaya çalışıyorum. Biliyorsunuz Dersim feodal,yarı feodal ekonomiden kapitalist ekonomiye geçiş sürecini yaşayan bir kent.Bu geçiş süreci bütün kentlerde olduğu gibi Dersim kentinde de kültürel, yaşamsal, düşünsel değişimlere yol açıyor. Bu değişimler sancılı ve acılı oluyor.Binlerce insan bu değişim dönüşümün sıkıntılarını yaşıyor. Bütün olumsuzluklarına rağmen Dersim’de feodal,yarı feodal ekonominin parçalanarak kapitalist pazarın bir parçası olması olumlu bir gelişmedir. Çünkü kapitalist ekonomi, kapitalist hayat tarzı ,kapitalist kültür tarihsel süreç olarak feodal,yarı feodal ekonomiden, kültürden,yaşam tarzından daha ileri bir adımdır.Dersim için bir şeyler yapmaya çalışan insanların,kurumların çalışmalarını görünce Dersimlilerin hala bu değişim gerçeğini kabul etmediklerini görüyorum;Dersimli insanların hala kentin feodal,yarı feodal yapısını,kültürünü ,yaşam tarzını korumaya muhafaza etmeye çalıştıklarını görünce canla başla Dersim için bir şeyler yapmak isteyen bu insanların,kurumların istemeyerekte olsa Dersim’e ve kendilerine zarar verdiklerini görüyorum. Çünkü hiçbir çaba feodal ,yarı feodal ekonominin, toplumun, kültürün Dersimde yok olmasını durduramaz. Böyle bir çaba ne doğru,ne haklı nede gerçekleşmesi mümkün olan bir çabadır. Bu çaba Donkişot un yel değirmenlerine saldırması gibi bir şey. Hele bu çaba içerisinde olan insanların,kurumların kendilerine sol hatta sosyalist demeleri gerçekten çok düşündürücü,üzüntü verici . Bir sosyalist bütün inançların kendisini özgürce ifade etmesini ister ama bir sosyalist bir kentte dinsel kurumların oluşturulmasına önayak olamaz,bu tür çabaların içerisinde olmaz. Şimdi Dersim’de kendilerine sosyalist diyen insanların dinsel faaliyetlerini görünce bir sosyalist olarak şaşırıp kalıyorum. Sosyalistler neredeyse Dersimde her meşe ağacın altına bir türbe kuracaklar. Dersimli sosyalistlerin Düzgün Baba,Munzur Baba, Kureyş Baba türbelerinin başında toplanarak göğüslerini dövüp avuç avuç toprak yiyerek kendilerine eziyet etmelerini görünce damarlarımdaki kan kuruyor, hele kendilerine sosyalist diyip sazı eline alarak o türbeden o türbeye o cem evinden o cem evine koşan, sosyalist türkücüleri görünce sosyalist anlayışımı bir kere daha değerlendirmek zorunda kalıyorum. Düzgün Baba,Munzur Baba, Kureyş Baba, Ali,Hüseyin ,Hasan diye türkü söylemenin sosyaliz imle ne gibi ilişkisinin olabileceğini ne ben anlamışım nede bu faaliyetlerin içerisinde olan insanların anladıklarını zan ediyorum.Bu çabaların içerisinde olan insanlar kapitalist yaşamın,kültürün olumsuzluklarından korkarak feodal,yarı feodal kültüre,yaşama sarılmaları bu yaşam tarzını,kültürünü korumaya çalışmalarını anlamak mümkün değil. Kapitalist kültürün, yaşam tarzının alternatifi feodal,yarı feodal kültür yaşam tarzı olamaz. Yukarıda da ifade ettiğim gibi bütün olumsuzluklarına rağmen kapitalist kültür,yaşam tarzı feodal,yarı feodal kültürden daha ileri bir aşamadır. Her şeyden en önemlisi yaşadığımız çağda politik çalışmaların dinsel kültür, düşünce, inanç,semboller üzerine inşa etmek hem çok tehlikeli hem de çok hatalı bir anlayıştır. Ülkemizin olduğu gibi Dersim halkının geleceğini dinsel husumetler ve ittifaklar üzerine inşa edemeyiz. Siyasete kültüre dinsel argümanlar egemen olduğunda toplumların yaşadığı korkunç trajediyi biliyoruz.Geleceğimizi geçmişin sorunları,husumetleri üzerinde inşa ettiğimizde nereye sürükleneceğimizi biz bile tahmin edemeyiz. Böyle bir çaba öncelikli olarak Dersim halkına zarar verir. Kısacası bizim inançlara yapabileceğimiz en iyi iyilik onları siyasetin ve devlet yönetiminin dışında tutmak olmalıdır. Dersimde siyaset yapan sol,sosyalist insanlar,kurumlar bu gerçeği anlamadıkları için Alevi mezhepçiliğini yapmayı bir sol,sosyalist politika olarak anladılar. Ve bu düşüncede oldukları için asla kentli olamadılar aslı Dersimli olamadılar. Çünkü politikalarını yaşamsal faaliyetlerini belli bir mezhebin dinsel ritüelleri üzerine inşa etmiş insanlar ,kurumlar asla bir kentli olamazlar. Çünkü yaşadığımız yüz yılda bırakın bir kenti bütün dünya farklı inançlardan,kültürlerden,etnik kimliklerden insanların iç içe harmanlandığı bir dünyadır. Artık her ülkede,her kentte farklı inançlardan,kültürlerden etnik kimliklerden insanların bir arada yaşadığı bir çağda yaşıyoruz.Başarılı olmak mutlu bir yaşam kurmak istiyorsak bu gerçeği kabul edip bu gerçeğe uyum sağlayacak insan yetiştirmek zorundayız. Buda politikalarımızı günümüzün üretim tarzını,yaşam tarzını temel alarak oluşturmamızla mümkün olacaktır. Ülkemizin bütün kentlerinde olduğu gibi Dersim kenti de farklı inançlardan, kimliklerden, kültürlerden insanlarımızın birlikte yaşadığı bir kent. Dersim kentinde yoğunluk olarak Alevi mezhebinden Kürt vatandaşlarımız yaşadığı halde hiçte küçümsenmeyecek nüfusun yüzde yirmisine ulaşan Sünni mezhebinden Kürt, Türk yurttaşımız ve az sayıda da olsa Hıristiyan ve inançsız yurttaşımız yaşıyor.Dersim’de politika yapan insanlar ,kurumlar bu gerçeği göremedikleri yada görüp anlayamadıkları için asla Dersim’in tümünü kucaklayacak bir siyasal,kültürel yapıyı,kurumları oluşturamadılar. Dersim’de yaşayan Alevi mezhebi dışındaki Sünni Kürt ,Türk yurttaşlarımız hep bu çalışmaların dışında kaldı.Oysa Dersim kentinde yaşayan Sünni Kürt,Türk yurttaşlarımız yaşamsal olarak Alevi Kürt vatandaşlardan farklı değil. Dersim’li Alevi Kürtlerin sorunları onlarında sorunlarıdır. Acıları onlarında acılarıdır.Mutlulukları onlarında mutluluklarıdır.Yukarıda da anlattığım gibi Dersim’de Alevi ve Sünni yurttaşlarımızın arasındaki bu kopukluğun nedeni Dersim’de politika yapan insanların,kurumların kişisel tavırlardan dolayı değil çalışmalarında Alevi mezhebini temel politik argüman yapmalarından dolayıdır. Bu politikalarını bırakmadıkça asla kentli olmayı farklı mezheplerden Dersim halkını ortak kurumlarda birleştirmeyi başaramayacaklardır. Dost acı söyler. Umarım Dersim’de siyasal,kültürel çalışmaları yürüten insanlar,kurumlar kendilerini değerlendirerek bundan sonra yapacakları siyasal,kültürel,sanatsal çalışmalarda Dersim’de yaşayan Sünni Kürt, Türk yurttaşlarımızın varlığını hatırlar ve onları bu çalışmanın içerisine katar. Dersim’i seviyorsak hayata ve geleceğe dinsel ritüeller ve sembollerle bakmayı bırakmalı hayatın gerçekliğine göre yeni politikalar yürütmeliyiz Dersim halkının geleceği miladını doldurmuş dinsel inançlarda değil uygarlıkta, çağdaş demokrasidedir.
|
Cevap
|