
Posted by X. Dalkılıç, X. Çelker on 22/10/2009, 19:20:45
DERSİM DAVASINA SAHİP ÇIKMAK VE DERSİMLİ OLMAK
”Kengeri ra pers kerdo, cae to kotiyo? Kengeri vato, caê mı va zano” atasözüyle, “Kengerê verê vay biyene” diye Dersimliler‘in kullandığı bir de deyim var. Kenger ilkbaharda yeşeren, tazeyken yenebilen, kartlaştığında ise hiç bir değeri olmayan bir bitkidir. Kurumuş haliyle sonbaharda kökünden kopar ve çok hafif bir rüzgarla dahi, rüzgarın estiği yönde bir sağa bir sola yalpalar durur; hele hele dağ köylerinde kırk elli metre yükseliğe çıkar, tekrar yere düşerek, bir çukura gömülünceye dek durmadan yorulmadan sağa sola savrulur.
Dersim`in murşid-i kamilleri de engin tecrübe ve bilgilerinden hareketle, kısa ve öz olarak, duruşu olmayan, ya da zaman veya mekana göre duruşu değişen kişileri yukarıdaki atasözü veya deyimle “biyo kengerê verê vay” şeklinde bir güzel tarif etmişler.
80’li yıllardan itibaren bir avuç yurtsever, dürüst insanın vicdani sorumluluktan hareketle, nice zor şartlara rağmen verdikleri mücadeleler sonucu, Kırmanc-Zaza sorunu Türk-Kürt imha ve/veya inkar girişimlerine rağmen, yeniden kitleselleştirilip gündeme taşımıştır. Hiç şüphesiz bu başarı, bu gün de Dersim davasının savunması noktasında öne çıkan kurum ve grupların oluşmasında, bireylerin aydınlanması noktasında aktif ve birleştirici bir rol oynamıştır.
Fakat bu gün için aynı şey söylenebilir mi ? Hayır, asla. Çünkü son yıllarda Dersim adına oluşan kurumların başına geçenlerin çoğu Dersimliler‘in „zereweşiye“ olarak adlandırdıkları hoşgörüden nasibini alamamış, kurumsal düşünce üretmek yerine salt kendi düşünceleri doğrultusunda hareket edip, kendilerinden farklı düşünen hiç bir iradeye tahamül edememiş, onca mücadeleyle elde edilen kazanımları kendi bireysel çıkarları doğrultusunda kullanarak, bu türden sekter davranışlarla davaya zarar verip, Dersim halkını birbirinden uzaklaştırmışlardır.
Evrensellikten dem vururken „Kürtlere“ göz kırpıp „Zazaları“ düşman gören ikiyüzlü yeni yetmelerle, işine geldiğinde Dersim‘in Sıvas‘tan Varto’ya, Gümüşhane’den Adıyaman‘a kadar olan sınırlarını dillendiren, daha sonra söylediklerinden bihaber davranan „budelaê wairê xo-Tunceliler“le, bir türlü yularını derin devletin elinden kurtarmayan sözümona sosyalist veya komunistlerin davaya verdikleri zararların acısını halen yaşamaktayız.
Zira tüm bu kurum ve örgütlenmelere aynı mesafede davranıp katkı sunarak, yeni bir oluşumla daha geniş bir alanda, zaman kaybetmeden daha çok işler başarabilmenin çabası içindeyken, kurum ve örgütlenmelerin başındaki şahsiyetlerin kariyer edinme, fikirlerini kabulettirme gibi kendi borazanını öturürme yarışı içinde olmaları, Dersim adına ne kadar vahim ve üzücüdür.
Bu şahsiyetlerin Dersim davasına inanmadıkları ve dolayısıyla katkı sunmayacakları inancı ne yazık ki günden güne daha da belirginleşmektedir. Son yaşananlar da bu parallel de gelişen kuşkularımızı doğrular niteliktedir. Derler ki, „Kerge hewné xode qut vinena“; bunlar bir daha ki rüyalarında ne görecekler, onu da zaman gösterir!...
„Her vas koka xo sero roeno; her theyr zoné xode waneno; Kamo ke eslé xo inkar keno, toz erzeno réça xo sono” şiyarıyla tüm Dersimliler’i sabır ve sükünetle sağ duyulu ve sorumlu davranmaya çağırıyoruz.
206
Responses: